{"id":613,"date":"2019-08-15T11:52:57","date_gmt":"2019-08-15T11:52:57","guid":{"rendered":"https:\/\/tirki.komunar.net\/?p=613"},"modified":"2023-02-23T08:55:06","modified_gmt":"2023-02-23T08:55:06","slug":"onderlik-gercegi-uyma-adabi-ve-dogru-katilim","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/tirki.komunar.net\/?p=613","title":{"rendered":"\u00d6NDERL\u0130K GER\u00c7E\u011e\u0130, UYMA ADABI VE DO\u011eRU KATILIM"},"content":{"rendered":"<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\"><strong>\u00d6NDERL\u0130K GER\u00c7E\u011e\u0130, UYMA ADABI VE DO\u011eRU KATILIM<\/strong><\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Tasavvufta, ki\u015finin konu\u015fan \u2018dilsiz deli\u2019 de\u011fil, \u2018dilsiz konu\u015fan\u2019 olmas\u0131 gerekti\u011fi belirtilir. \u201cG\u00f6n\u00fcl \u00e7e\u015fmesinin a\u00e7\u0131lmas\u0131 i\u00e7in ilk \u00f6nce dil \u00e7e\u015fmesinin kapanmas\u0131 gerekir\u201d denir. Yani ki\u015fi s\u00f6ylemek istedi\u011fi \u015feyleri s\u00f6z\u00fcn diliyle de\u011fil hal diliyle ifade etmeli, duru\u015fuyla hal yolunu g\u00f6stermeli, kendini hal yolu olarak ortaya koymal\u0131d\u0131r. Kendi literat\u00fcr\u00fcm\u00fcze g\u00f6re ifade etmek istersek, kendi ki\u015fili\u011fini \u00e7\u00f6z\u00fcm g\u00fcc\u00fc haline getirmemi\u015f olan\u0131n s\u00f6z s\u00f6ylemesi, \u2018dilsiz deli\u2019nin konu\u015fmas\u0131na benzer. K\u00fclt\u00fcrel soyk\u0131r\u0131ma kar\u015f\u0131 keskin bir m\u00fccadele i\u00e7inde olmad\u0131k\u00e7a, b\u00f6ylesi bir soyk\u0131r\u0131m alt\u0131nda bulunan bir toplumun bireyinin konu\u015fan \u2018dilsiz deli\u2019 olmaktan kurtulmas\u0131 olduk\u00e7a zordur. Kald\u0131 ki, kapitalist modernite insandaki kalp dilini kesmi\u015f, analitik akl\u0131n dilini tek dil haline getirmi\u015f, b\u00f6ylece insan\u0131 salt maddeden ibaret olan ve s\u00fcrekli madde pe\u015finde ko\u015fan t\u00fcketim canavar\u0131 bir varl\u0131\u011fa d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. Ancak kalp dilini olgunla\u015ft\u0131r\u0131p \u2018dilsiz konu\u015fma\u2019 \u00f6\u011frenildi\u011finde, a\u011f\u0131zdan \u00e7\u0131kan her s\u00f6z yerini bulur. Sorunu olup da bir \u00e7\u0131k\u0131\u015f yolu arayanlar, s\u00f6zlerinizden \u00e7ok sizin ne yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131za ve nas\u0131l ya\u015fad\u0131\u011f\u0131n\u0131za bakarlar. Konu\u015fmaya lay\u0131k olanlar\u0131n dili, nefs a\u00e7\u0131s\u0131ndan fakir, g\u00f6n\u00fcl bak\u0131m\u0131ndan zengin olanlar\u0131n dilidir. Susan-konu\u015fanlar\u0131n dili b\u00f6yledir. PKK\u2019nin \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131nda Kemal Pir ve Haki Karer gibi yolda\u015flar\u0131n konu\u015ftuklar\u0131 dil tam da b\u00f6ylesi bir dildi. Bu y\u00fczden kendileri i\u00e7in \u2018soy damarlar\u0131m\u0131z\u2019 denildi. Apocu Devrimcilik An\u2019\u0131n Devrimcili\u011fidir.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Ancak yine de kalp dilini konu\u015fmada gecikmeye d\u00fc\u015f\u00fclmemeli, asla ertelemeci davran\u0131lmamal\u0131d\u0131r. Beyin d\u00fc\u015f\u00fcnmek, g\u00f6z g\u00f6rmek, kulak i\u015fitmek, ayak y\u00fcr\u00fcmek, dil if\u015fa etmek, el yapmak i\u00e7in vard\u0131r. Bunlar\u0131n hepsi ki\u015fide mevcutsa, o zaman bu dili \u00f6\u011frenmek, her i\u015fi zaman\u0131nda yapmak ve her sorunu yerinde \u00e7\u00f6zmek i\u00e7in gerekli imkanlara sahip demektir. Y\u00fcr\u00fctecek aya\u011f\u0131n\u0131z oldu\u011fu halde y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015f halinde de\u011filseniz, ya y\u00fcr\u00fcnecek yolu bulamam\u0131\u015fs\u0131n\u0131z ya da sizi yola girmekten ve yol y\u00fcr\u00fcmekten al\u0131koyan \u015feyler vard\u0131r. Kararl\u0131ysan\u0131z hi\u00e7bir g\u00fc\u00e7 sizi y\u00fcr\u00fcmekten vazge\u00e7iremez. Ki\u015fiyi y\u00fcr\u00fcmekten al\u0131koyan, devlet\u00e7i ve iktidarc\u0131 sistemden kalma zihniyet ba\u011flar\u0131d\u0131r. Cezaevinde kalan bir arkada\u015f\u0131n yazd\u0131\u011f\u0131 bir mektupta anlatt\u0131\u011f\u0131 ertelemecilikle ilgili g\u00fczel bir hikaye vard\u0131. Olduk\u00e7a etkileyici ve \u00f6\u011fretici de\u011feri y\u00fcksek bu hikayeyi aktarmak isterim. Bir kervan\u0131n \u0131ss\u0131z bir sahradan ge\u00e7ti\u011fi bir s\u0131rada, kervandakiler toz toprak i\u00e7indeki Mecnunu elindeki kalburla \u00e7\u00f6l\u00fcn kumunu elekten ge\u00e7irir halde bulurlar. Merak edip bu \u0131ss\u0131z \u00e7\u00f6lde, toz toprak i\u00e7inde ne arad\u0131\u011f\u0131n\u0131 sorarlar. Bir an i\u00e7in bile i\u015fine ara vermeyen Mecnun, g\u00f6z ucuyla dahi kendilerine bakmadan, \u201cKu\u015fkusuz Leyla\u2019y\u0131 ar\u0131yorum\u201d cevab\u0131n\u0131 verir. \u015ea\u015fk\u0131nl\u0131k ve hayrete d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f kervanc\u0131lar, \u201cLeyla gibi bir cevher hi\u00e7 bu tozun topra\u011f\u0131n i\u00e7inde bulunur mu? Sen onu yanl\u0131\u015f yerde ar\u0131yorsun\u201d diye \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131rlar. Bunun \u00fczerine Mecnun, Leyla\u2019n\u0131n nadide bir cevher oldu\u011funu ve burada bulunamayaca\u011f\u0131n\u0131 ben de biliyorum. Ama benim i\u015fim onu aramakt\u0131r. Can\u0131m ve g\u00f6nl\u00fcm onu aramaktan bir nefes olsa dahi geri duram\u0131yor. Bug\u00fcn elime bu kalbur ge\u00e7ti ve Leyla\u2019y\u0131 ara\u015ft\u0131raca\u011f\u0131m bu \u00e7\u00f6l ise \u00f6n\u00fcmde uzan\u0131yor. Leyla\u2019y\u0131 bulamayaca\u011f\u0131m bahanesi beni kendi i\u015fimden geri \u00e7eviremez. Ben Leyla\u2019n\u0131n Mecnun\u2019uyum, bahanenin de\u011fil? kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 verir. Bahanelerin arkas\u0131na gizlenip yap\u0131lmas\u0131 gerekeni erteleme s\u00f6z konusu olunca, akl\u0131ma zaman kavram\u0131 geldi. Tasavvuf d\u00fc\u015f\u00fcncesinde zamana ili\u015fkin de \u00e7arp\u0131c\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015fler vard\u0131r. Bu \u00f6\u011fretide ge\u00e7mi\u015f, \u015fimdi ve gelecek \u00e7\u00f6z\u00fcmlenerek zaman\u0131n hakikatine var\u0131l\u0131r. Buna g\u00f6re, ezel, zaman\u0131n \u00f6n\u00fcne \u00f6n tasavvur edilemeyen \u00f6n\u00fc; ebed ise sonuna son olmayan ilerisidir. Her ikisi de zihni birer kavramd\u0131r; \u00e7\u00fcnk\u00fc zaman da zihinde var olan ve olaylar\u0131n k\u0131yaslanmas\u0131ndan do\u011fan bir kavramdan ibarettir. Ge\u00e7mi\u015f ancak hat\u0131rada vard\u0131r. Gelecek zamansa ufuk gibi insan gittik\u00e7e gider; i\u00e7inde bulundu\u011fumuz zaman hi\u00e7 durmaz. \u015eu halde zaman\u0131n hakikati an\u2019d\u0131r; ba\u015fka bir deyi\u015fle i\u00e7inde bulundu\u011fumuz zamand\u0131r ve alem her an yeni bir an i\u00e7indedir. Alemde duru\u015f yoktur, olu\u015f vard\u0131r. Ya\u015fanan her an bir olu\u015f an\u0131d\u0131r, bir yeniden do\u011fu\u015f ger\u00e7e\u011fidir. Varl\u0131k ile zaman aras\u0131nda ba\u011flant\u0131 kuran \u00d6nder \u00d6calan da bu iki kavram\u0131n birbirinden ayr\u0131lamayaca\u011f\u0131n\u0131 vurgular. \u201cVarl\u0131k nas\u0131l zamans\u0131z olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemezse, zaman da varl\u0131k olmadan olmayand\u0131r. Zaman tamamen varl\u0131kla ilgilidir. \u0130kisi aras\u0131ndaki ili\u015fki en \u00e7ok olu\u015f kavram\u0131yla ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Varl\u0131k ve zaman olu\u015fla ger\u00e7ekle\u015fir. Zaman varl\u0131kta olu\u015fa zorlar. Daha do\u011frusu, varl\u0131\u011f\u0131n s\u00fcrmesi olu\u015fla m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Olu\u015f halindeki varl\u0131ktan bahsetti\u011fimizde zaman do\u011fmu\u015f demektir\u201d der. Zaman konusunda yap\u0131lan bu her iki de\u011ferlendirmede birbirine yak\u0131nl\u0131k vard\u0131r. Zaman\u0131 g\u00fcndemine sokan \u015fey, insan\u0131n ya\u015fam\u0131 kavramak isteyen yegane varl\u0131k olmas\u0131d\u0131r. \u0130nsan\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ahlak\u0131na ba\u011fl\u0131 bir varl\u0131k oldu\u011fu asla inkara gelmez. O, bir kar\u015f\u0131-yazg\u0131 olarak do\u011fada yerini al\u0131r; kendi yasalar\u0131n\u0131 kendisi belirleyip kendi ya\u015fam\u0131n\u0131 kurar. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k canl\u0131 ve cans\u0131z \u00f6teki t\u00fcm varl\u0131klar\u0131n zaman diye bir sorunlar\u0131 yoktur. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar yaln\u0131zca kendi anlar\u0131n\u0131 ya\u015farlar. Do\u011frudur, zamanda duru\u015f yoktur, olu\u015f vard\u0131r. Olu\u015f, hemen an\u0131 akla getirir; olu\u015f an\u2019da ger\u00e7ekle\u015fir ve zaman bir anlamda olu\u015fman\u0131n tarihidir. Bu a\u00e7\u0131dan zaman\u0131n hakikati an\u2019d\u0131r. Bu y\u00fczden PKK devrimcili\u011fi de an\u2019\u0131n devrimcili\u011fi olarak bilinir. Ertelemecilik ise an\u2019\u0131n devrimcisi olmaktan \u00e7\u0131kmak demektir.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">\u00c7ok\u00e7a bahane \u00fcretip ertelemecili\u011fe d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz\u00fc, bunun da bize b\u00fcy\u00fck zararlar verdi\u011fini, g\u00f6z bebe\u011fimiz gibi korumam\u0131z gereken yolda\u015flar\u0131m\u0131z\u0131 tehlikeye att\u0131\u011f\u0131n\u0131, hatta gencecik hayatlara mal oldu\u011funu bir\u00e7o\u011fumuz kendi deneyimimizden gayet iyi biliyoruz. Zaman\u0131nda gerekli tedbirleri almay\u0131p a\u011f\u0131r kay\u0131plara neden olmak da en tehlikeli erteleme t\u00fcrlerinden biridir. An\u0131n devrimcisi olmaktan uzak bir insan\u0131n prati\u011fi, ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olarak i\u00e7inde bolca ertelemenin bulundu\u011fu bir pratiktir, bir bahaneler ve gerek\u00e7eler prati\u011fidir, a\u011flama ve s\u0131zlamalar y\u00fckl\u00fc trajikomik bir \u015fikayetler seremonisidir. Ki\u015finin b\u00f6ylesi bir duruma d\u00fc\u015fmesinin nedeni, anlam bak\u0131m\u0131ndan muazzam bir yoksullu\u011fu ya\u015famas\u0131d\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu insan istenilen d\u00fczeyde bilin\u00e7lenmemi\u015f, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck bilinciyle kendisini sa\u011flam iradeli bir ki\u015filik haline getirmemi\u015ftir. Yapmak fiili iradele\u015fmi\u015f bir varl\u0131\u011f\u0131 akla getirir; \u00e7\u00fcnk\u00fc iradesizlik ki\u015fiyi ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olarak atalete mahkum eder. Olu\u015fman\u0131n ruhuna ayk\u0131r\u0131 olarak, prati\u011fimizde s\u00fcreklile\u015fen bir tekrar ya\u015fand\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, ertelemecilik bizde neredeyse bir gelene\u011fe d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fcr: Bizler istenmeyen bir geli\u015fme sonras\u0131nda bunun nedenlerini sorgulamaya ba\u015flar, i\u00e7inde bir hayli \u2018ke\u015fke\u2019 s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc ge\u00e7en de\u011ferlendirmeler yapar, \u2018\u015eunu \u015f\u00f6yle yapsayd\u0131k bu olumsuzluklar\u0131 ya\u015famazd\u0131k\u2019 deriz. Halbuki arzu edilmeyen geli\u015fmeler sonras\u0131nda neden ve ni\u00e7in sorular\u0131n\u0131 sormam\u0131z hemen hi\u00e7bir anlam ifade etmez; \u00f6rne\u011fin kaybettiklerimizi geri getiremeyiz. Oysa ayn\u0131 sorular\u0131 daha \u00f6nceden sorup gerekli d\u00fczeltmeleri yapm\u0131\u015f olsak, s\u00f6z konusu olumsuzluklara d\u00fc\u015fmeyece\u011fimiz ve prati\u011fimizin ba\u015far\u0131l\u0131 bir pratik olaca\u011f\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r. \u00d6nder \u00d6calan\u2019\u0131n s\u0131k\u00e7a dile getirdi\u011fi \u201csava\u015fmadan sava\u015f\u0131 kazanmak\u201d ancak bu \u00e7er\u00e7evede pratikle\u015fip ger\u00e7ek anlam\u0131na kavu\u015fur. \u00d6nderlik ger\u00e7e\u011finde erteleme yoktur, an\u2019a kar\u015f\u0131l\u0131k verme vard\u0131r. An\u2019\u0131 ka\u00e7\u0131rman\u0131n ad\u0131 zaman tasfiyecili\u011fidir. Kapitalistler bile an\u2019a b\u00fcy\u00fck de\u011fer verir; \u201cD\u00fcn iptal edilmi\u015f bir \u00e7ektir, yar\u0131n bir bor\u00e7 senedidir, bug\u00fcn nakit parad\u0131r\u201d derler. Mal istifleyip para biriktirenlerin zamana bu kadar de\u011fer vermelerine kar\u015f\u0131l\u0131k, kendini her an yeniden yarat\u0131p manevi-moral de\u011ferlerle y\u00fcklenmek zorunda olanlar\u0131n zaman tasfiyecisi konumuna d\u00fc\u015fmeleri \u00fcz\u00fcnt\u00fc vericidir. An\u0131n devrimcili\u011fi ile \u00f6zde\u015f olan ba\u015far\u0131 ve zafer ki\u015fili\u011fini temsil eden biri, ku\u015fkusuz zaman tasfiyecisi konumuna d\u00fc\u015fmez. \u00c7\u00fcnk\u00fc o ya\u015fam\u0131 en y\u00fcce de\u011fer olarak g\u00f6r\u00fcr ve onu t\u00fcm de\u011ferlerin \u00fcst\u00fcnde tutar. Ya\u015fama sayg\u0131, devrimcideki duyarl\u0131l\u0131\u011f\u0131n en \u00fcst d\u00fczeyde seyretmesini, dolay\u0131s\u0131yla ertelemecili\u011fe d\u00fc\u015f\u00fclmemesini gerektirir. Ya\u015fam ertelenemez; erteleme oldu\u011funda ya\u015fam\u0131n ruhuna ve \u00f6z\u00fcne ters d\u00fc\u015f\u00fclm\u00fc\u015f olur. Ertelemek, bir anlamda yerinde saymak demektir. Yerinde saymak ise, bo\u015flukta ayakta durmaya \u00e7al\u0131\u015fmaktan farks\u0131zd\u0131r. Yani ertelemecili\u011fe d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcm\u00fczde bo\u015fluk taraf\u0131ndan yutulmam\u0131z ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir hal alabilir. Benzer bi\u00e7imde varl\u0131k-bo\u015fluk ikilemi de \u00f6ncelikle olu\u015fmay\u0131 akla getirir. E\u011fer olu\u015fmak anda ger\u00e7ekle\u015fiyorsa, o zaman an\u2019\u0131 ka\u00e7\u0131rmak olu\u015fmamakla ayn\u0131 \u015feydir ve bu da ger\u00e7ekte varl\u0131k sava\u015f\u0131n\u0131 kaybetmeye yatk\u0131nl\u0131k olmay\u0131 ifade eder. Ba\u015far\u0131 ve zafer ki\u015fili\u011fi varl\u0131k sava\u015f\u0131n\u0131 kazanmay\u0131 kesinle\u015ftiren ki\u015filiktir. Halk olarak bir varl\u0131k-yokluk sava\u015f\u0131n\u0131n i\u00e7indeyiz. Sava\u015f en b\u00fcy\u00fck ciddiyeti ve en y\u00fcksek anlama g\u00fcc\u00fcn\u00fc gerektirir. Hele s\u00f6z konusu olan K\u00fcrdistan\u2019daki sava\u015f ise, bu sava\u015fta kazanmay\u0131 tek se\u00e7enek haline getirmek, bunun i\u00e7in de sonuna kadar anlay\u0131\u015fl\u0131 ve ciddi olmak \u015fartt\u0131r. Anlay\u0131\u015f ve ciddiyet her \u015feyden \u00f6nce nefs sava\u015f\u0131nda mutlaka sonu\u00e7 almay\u0131 gerektirir. Kendine g\u00f6re olmaktan \u00e7\u0131karak \u00f6zg\u00fcrl\u00fck sava\u015f\u0131na ve \u00f6zg\u00fcr ya\u015fama g\u00f6re olma mertebesine ula\u015fmad\u0131k\u00e7a, bu sava\u015fta yer almak sadece kazanma olas\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fcr. Sava\u015fmadan sava\u015f\u0131 kazanmak i\u00e7in, ilkin kendi ki\u015fili\u011fimizdeki sava\u015f\u0131 kazanmam\u0131z gerekir. Bize bu sava\u015f\u0131 kazand\u0131racak olan \u201cbiraz toplumsal namus, biraz da a\u015fk ve ak\u0131l\u201dd\u0131r. Bahanenin de\u011fil, \u201chakk\u0131n ve halk\u0131n\u201d delisiysek, bu sava\u015f\u0131 kesinlikle kazan\u0131r\u0131z. Toplumsal namus mutlak anlamda bir topluma ba\u011fl\u0131 ya\u015famak, a\u015fk bu toplumu \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011fe ta\u015f\u0131mak, ak\u0131l bunun yol ve y\u00f6ntemini bulup uygulamakt\u0131r. \u00c7a\u011fda\u015f m\u00fcminlik b\u00f6yle ger\u00e7ekle\u015fir.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Bir tasavvuf \u015feyhi, \u201cM\u00fcmin nefsini, arif hakk\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u201d der. Bu nedenle m\u00fcmin ile arif aras\u0131nda ciddi bir fark vard\u0131r. Bir m\u00fcmin gibi davran\u0131p nefsiyle \u00e7at\u0131\u015fma halinde olmak insan\u0131 belki sistemin kiri ve pas\u0131ndan biraz olsun ar\u0131nd\u0131r\u0131r, sistemin k\u00f6t\u00fcl\u00fckleri ve \u00e7irkinliklerinden uzak tutar; ancak \u00d6nderlik ger\u00e7ekli\u011fiyle birle\u015fme ve b\u00fct\u00fcnle\u015fmeye ta\u015f\u0131maz. Nefsini d\u00fc\u015f\u00fcnmek demek bireycili\u011fi, bencilli\u011fi ve ki\u015fisel h\u0131rslar\u0131 ile bo\u011fu\u015fmak demektir. Bu m\u00fccadele m\u00fcmini az da olsa hakikate yak\u0131nla\u015ft\u0131rabilir, ancak yine de hakikat a\u00e7\u0131s\u0131ndan geri bir durumu ifade eder. Hakikat yolunda a\u015f\u0131lmas\u0131 gereken pek \u00e7ok menzil vard\u0131r ve nefs terbiyesinden ba\u015far\u0131yla ge\u00e7mek bu menzillerden belki de ilkidir. Bu a\u00e7\u0131dan di\u011fer menzillere ula\u015fmak isteyen kimse, nefs sava\u015f\u0131 s\u0131nav\u0131n\u0131 en erkenden ba\u015far\u0131yla sonu\u00e7land\u0131rmakla y\u00fck\u00fcml\u00fcd\u00fcr. K\u0131sacas\u0131 s\u00fcrekli kendimizle bo\u011fu\u015fursak, hakikat yolculu\u011funda fazla yol alamay\u0131z. Hep \u015fu zay\u0131fl\u0131\u011f\u0131m, bu yetersizli\u011fim dersek, bu sava\u015f\u0131mda s\u0131n\u0131fta kalm\u0131\u015f olan yetersiz devrimcili\u011fimizi tekrar etmenin \u00f6tesine ge\u00e7emeyiz.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Arifin tayyar, m\u00fcminin seyyar olarak tan\u0131mlanmas\u0131 da hakikat yolundaki y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015f\u00fcn temposuyla ili\u015fkilidir. \u0130lki u\u00e7arak yol al\u0131r, ikincisi kaplumba\u011fa h\u0131z\u0131yla ilerler; ilki kanat \u00e7\u0131rparken, ikincisi u\u00e7maktan korkar. U\u00e7mak isteyen, kendi korkular\u0131n\u0131 mutlaka denetim alt\u0131na almal\u0131d\u0131r. U\u00e7maktan s\u00f6z edildi\u011finde bir\u00e7ok kimsenin akl\u0131na ku\u015flar gelir. Oysa u\u00e7may\u0131 \u00f6\u011frenmek duygu ve anlam g\u00fcc\u00fcn\u00fcn geli\u015fimine ba\u011fl\u0131d\u0131r. Duygularla el ele veren d\u00fc\u015f\u00fcncenin de kanatlar\u0131 vard\u0131r ve insan bu yetisi sayesinde kanatlan\u0131p g\u00f6klerde s\u00fcz\u00fclmeyi \u00f6\u011frenir. Bu sayede ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 \u00e7a\u011fdan ve zamandan kopar, t\u00fcm \u00e7a\u011flar ve zamanlar\u0131n i\u00e7ine a\u00e7\u0131l\u0131r; bu sayede hem ba\u015flang\u0131ca kadar uzan\u0131r hem de sona kadar gitmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. \u0130nsan\u0131 b\u00f6yle d\u00fc\u015f\u00fcnmek ve eylemekten al\u0131koyan \u015fey, kendisinin g\u00fcncelli\u011fe ba\u011f\u0131ml\u0131 ya\u015f\u0131yor olmas\u0131d\u0131r. G\u00fcncelli\u011fin s\u0131n\u0131rlar\u0131na hapsolmu\u015f kimse u\u00e7may\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmez, bunu ku\u015flar ve u\u00e7aklara \u00f6zg\u00fc bir eylem san\u0131r. K\u00f6lelik g\u00fcncel olan\u0131 ya\u015fa-maya iter, g\u00fcnceli ya\u015famak da k\u00f6lele\u015ftirir. Dolay\u0131s\u0131yla g\u00fcncelli\u011fe mahkum ya\u015fam, karanl\u0131k bir zindanda ge\u00e7en ya-\u015famdan farks\u0131zd\u0131r. \u00d6nder \u00d6calan, \u0130mral\u0131 s\u00fcrecine al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda, ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 durumu u\u00e7urumun kenar\u0131na gelmek bi\u00e7iminde tan\u0131mlar. Bat\u0131\u2019n\u0131n ba\u015fkentlerine yolculu\u011funda, kapitalist modernitenin bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131n etkilerinden kurtulamam\u0131\u015f zihniyet yap\u0131s\u0131n\u0131n iflas etti\u011fini g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fcr. Tam da bu ko\u015fullarda, hen\u00fcz kendisini bile tan\u0131mam\u0131\u015f bir insan, kendi halk\u0131na nas\u0131l \u00f6zg\u00fcrl\u00fck verebilir der. Ama geri ad\u0131m atmaz. Yapmas\u0131 gereken bellidir: Evrenin bilgi deposu olan beynine y\u00fcklenir, \u2018kanatl\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u2019 ve ba\u015far\u0131r. U\u00e7urumun kenar\u0131nda kanatlanmay\u0131 b\u00f6yle ger\u00e7ekle\u015ftirir. Paradigma \u00fczerinde yo\u011funla\u015fmas\u0131, kendisini yeni paradigman\u0131n do\u011fu\u015funa g\u00f6t\u00fcr\u00fcr. Mezar \u00e7ukuru kadar darac\u0131k bir mekana hapsedilmi\u015f olmas\u0131 bu konuda sonu\u00e7 almas\u0131n\u0131 engellemez. En dar mekanda en b\u00fcy\u00fck d\u00fc\u015f\u00fcnen insan ile en geni\u015f mekanda en dar d\u00fc\u015f\u00fcnen insan, Zerd\u00fc\u015ft\u2019\u00fcn ayd\u0131nl\u0131k ve karanl\u0131k ikilemine benzer. En dar mekanda ya\u015famaya zorlanan\u0131n b\u00fcy\u00fck d\u00fc\u015f\u00fcncesi kendisini \u00f6zg\u00fcr k\u0131larken, a\u00e7\u0131k ve geni\u015f mekanlarda dar d\u00fc\u015f\u00fcnen ki\u015fi kendi bedeninde hapistir. K\u0131sacas\u0131 art\u0131k ariflikten s\u00f6z etmenin ve arif olman\u0131n zaman\u0131d\u0131r. Kald\u0131 ki, \u00d6nder \u00d6calan da kendi \u00f6nderli\u011finin bilgelik ve inan\u00e7la beslendi\u011fini ifade etmiyor mu? \u201cM\u00fchim olan an\u2019\u0131n hakk\u0131n\u0131 vererek ya\u015famakt\u0131r. En iyisi an\u2019\u0131 ge\u00e7mi\u015fsiz ve geleceksiz ya\u015famamakt\u0131r. Bilgece ya\u015fam ge\u00e7mi\u015fin ve gelece\u011fin an\u2019da dile gelip \u00f6zg\u00fcrce ya\u015fanmas\u0131d\u0131r\u201d demiyor mu? \u00d6yleyse bizim i\u00e7in gerekli olan ve bizi var k\u0131lacak \u015fey Hakka odaklanmak, hakikati d\u00fc\u015f\u00fcnmek, hakikatin i\u00e7inde erimek ve eriyerek kendimiz olmakt\u0131r. Erimeden var olmak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemez. Var olman\u0131n yolu \u00d6nderlik ger\u00e7e\u011fiyle b\u00fct\u00fcnle\u015fmek ve onun i\u00e7inde erimekten ge\u00e7er. Ku\u015fkusuz bunun i\u00e7in a\u015fk gerekir. Kimi yerlerde yapt\u0131\u011f\u0131m de\u011ferlendirmelerin i\u00e7inde a\u015fk kavram\u0131 ge\u00e7ti\u011finde, baz\u0131 kimselerin y\u00fcz\u00fcn\u00fc \u00f6b\u00fcr tarafa \u00e7evirdiklerine tan\u0131k olurum. Kapitalist modernite sistemi insan\u0131 o kadar hakikatin uza\u011f\u0131na d\u00fc\u015f\u00fcrm\u00fc\u015f ve bu kavram\u0131 o kadar kirletmi\u015ftir ki, a\u015fktan s\u00f6z etti\u011finizde a\u011fz\u0131n\u0131zdan abes bir s\u00f6zc\u00fck \u00e7\u0131km\u0131\u015f gibi y\u00fczleri hemen k\u0131zar\u0131verir veya \u00f6yle davran\u0131rlar. Ger\u00e7ekte utan\u0131lmas\u0131 gereken \u015fey ise bu t\u00fcr bir davran\u0131\u015f\u0131n kendisidir. Halbuki \u00d6nder \u00d6calan, \u201cA\u015fk en yaman sava\u015ft\u0131ran ger\u00e7e\u011fimizdir\u201d der. Sistemin \u00f6z\u00fcn\u00fc anlatan bireycilik batakl\u0131\u011f\u0131ndan \u00e7\u0131kmad\u0131k\u00e7a, \u00f6zellikle bug\u00fcn\u00fcn d\u00fcnyas\u0131nda, a\u015fk denildi\u011finde ki\u015finin akl\u0131na hemen cinselli\u011fin gelmesi son derece do\u011fald\u0131r. Bireycilik ve bencillik denilen hastal\u0131kl\u0131 ruh halini ya\u015fayan bir kimse hakikatin en uza\u011f\u0131ndaki kimse oldu\u011fu i\u00e7in her \u015feye yabanc\u0131d\u0131r, kutsal her de\u011fere yabanc\u0131d\u0131r, en \u00e7ok da kendisine yabanc\u0131d\u0131r. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k a\u015fk yabanc\u0131la\u015fmay\u0131 a\u015ft\u0131r\u0131r; bireyi kendisiyle, cinsiyle, toplumuyla, insanl\u0131k ve evrensel ger\u00e7eklikle yeniden bulu\u015fturur. A\u015fk bizi b\u00fct\u00fcn bunlarla bir k\u0131lar, b\u00fct\u00fcn bunlar\u0131n asl\u0131nda bizde var oldu\u011funun bilincine ula\u015ft\u0131r\u0131r. A\u015fk anlamaktan gelen m\u00fcthi\u015f heyecand\u0131r, olu\u015fman\u0131n sevin\u00e7 y\u00fckl\u00fc heyecan\u0131n\u0131 ya\u015famakt\u0131r. Heyecandan yoksun ya\u015fam a\u015fks\u0131z ya\u015famd\u0131r. Zihniyet Devrimi Kesintisiz Bir Devrimdir<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Konf\u00fc\u00e7y\u00fcs\u2019e, \u00fclkenin idaresini ele ge\u00e7irmi\u015f olsa ne yapaca\u011f\u0131n\u0131, insan toplumunun mutlulu\u011fu, do\u011fruya y\u00f6neltilmesi ve d\u00fczeltilmesi i\u00e7in neler d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc, nereden ba\u015flamak istedi\u011fini sorarlar. O da hemen \u201cHer \u015feyden \u00f6nce isimleri \u0131slah etmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131rd\u0131m, kavramlarla u\u011fra\u015f\u0131rd\u0131m\u201d cevab\u0131n\u0131 verir. Konf\u00fc\u00e7y\u00fcs, verilmesi gereken en do\u011fru cevab\u0131 vermi\u015ftir. \u00d6nder \u00d6calan da son savunmas\u0131na bir \u201ckavramsal ve kuramsal \u00e7er\u00e7eve\u201d \u00e7izerek ba\u015flamad\u0131 m\u0131? Eskisinden kopup yeni bir toplumsal ya\u015fam\u0131n in\u015fas\u0131na y\u00f6nelirken, yap\u0131lmas\u0131 gereken \u00f6ncelikli \u00e7al\u0131\u015fma budur. \u00c7\u00fcnk\u00fc hasta ve hastal\u0131kl\u0131 bir sistemin kavramlar\u0131 ve isimleri de hastad\u0131r, \u00e7\u00fcr\u00fcm\u00fc\u015ft\u00fcr, mikrop y\u00fckl\u00fcd\u00fcr. Di\u011fer kavramlar gibi a\u015fk da bozulmu\u015f, bir batakl\u0131ktan farks\u0131z bu sistemin pislikleri ve \u00e7irkinliklerinden yeterince nasibini alm\u0131\u015ft\u0131r. Ali \u015eeriati\u2019nin de belirtti\u011fi gibi, \u201cBizim en b\u00fcy\u00fck sefaletimiz kelimelerin ve kavramlar\u0131n de\u011fi\u015fmesi, zay\u0131flamas\u0131 ve hatta bazen hastalanmas\u0131d\u0131r. En mukaddes kelimeler ve kavramlar, bizim d\u00fc\u015f\u00fcncelerimizin ve duygular\u0131m\u0131z\u0131n ifadesidir. E\u011fer onlar de\u011fi\u015ftirilip sapt\u0131r\u0131l\u0131rsa, t\u00fcr\u00fc, rengi ve \u015fekli de\u011fi\u015ftirilirse art\u0131k konu\u015famay\u0131z ve bug\u00fcn bunlar\u0131n bir\u00e7o\u011funu kaybetmi\u015f durumday\u0131z.\u201d Kapitalist sistem ba\u015ftan sona krizli bir sistemdir ve bu kriz g\u00fcn\u00fcm\u00fczde tam bir kaos halini alm\u0131\u015ft\u0131r. Ama bu sistemin \u00f6nc\u00fcl krizi elbette zihniyet krizidir; sistemin \u00f6teki krizleri kesinlikle zihniyet krizini izler, bir yerde bu krizin \u00fcr\u00fcnleridir denilebilir. Zihniyet krizi isimler, kelimeler, kavramlar ve kuramlar\u0131n i\u00e7inin bo\u015falt\u0131lmas\u0131 ve b\u00f6ylece \u2018bo\u015f insanlar\u2019 haline getirilenlerin bo\u015f d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcp bo\u015f konu\u015fmas\u0131ndan do\u011fan bir krizdir. \u0130nsan kavramlarla d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr, d\u00fc\u015f\u00fcncesini kavramlarla a\u00e7\u0131klar. Bilim kavramlarla yap\u0131l\u0131r. Bu a\u00e7\u0131dan kavramlar \u00fczerinde yeniden d\u00fc\u015f\u00fcnmek ve t\u00fcm kavramlar\u0131n i\u00e7ini \u00f6zlerine uygun olarak yeniden doldurmak son derece \u00f6nemli ve ciddi bir i\u015ftir. \u015eeriati\u2019nin de belirtti\u011fi gibi, kavramlar,\u201d ba\u015fkalar\u0131na aktard\u0131\u011f\u0131m\u0131z ve onlar\u0131n ruh ve d\u00fc\u015f\u00fcnce derinli\u011fine d\u00f6kt\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz kutsal duygu ve d\u00fc\u015f\u00fcncelerimizi i\u00e7ine koydu\u011fumuz testilere benzerler. Kapitalist modernite d\u00fcnyas\u0131nda bu testiler alabildi\u011fine kirlenmi\u015f, bozulmu\u015f ve \u00e7irkinle\u015fmi\u015f; k\u0131r\u0131k, tozlu ve pis testiler durumuna d\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fcr.\u201d Bunlarla uygarl\u0131k sisteminin zihinsel kal\u0131plar\u0131n\u0131 nas\u0131l k\u0131rabilir ve kendi zihniyet devrimimizi nas\u0131l yapabiliriz? \u201cB\u00f6ylesi testilerle kendinden ge\u00e7en veya susuz birine bir duygunun latif \u015farab\u0131n\u0131 veya bir d\u00fc\u015f\u00fcncenin berrak suyunu nas\u0131l i\u00e7irebiliriz?\u201d \u00d6nderlik ger\u00e7e\u011fi bu alanda da muazzam bir devrime imza atm\u0131\u015f ve ar\u0131nd\u0131r\u0131p yeniledi\u011fi testilerimize duygunun tatl\u0131 \u015farab\u0131n\u0131 ve d\u00fc\u015f\u00fcncenin berrak suyunu doldurmu\u015ftur.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">\u0130simler, kelimeler ve kavramlar\u0131n hazin ger\u00e7ekli\u011fi b\u00f6yle olsa da, elbette kapitalizmin her \u015feye h\u00fckmetti\u011fi iddia edilemez. Nitekim 19. y\u00fczy\u0131l\u0131n sonu ve 20. y\u00fczy\u0131l devrimlerle dolu ge\u00e7mi\u015fti. Bu tarihsel s\u00fcre\u00e7lerde devrim, devrimci hareket, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck, ilerleme, adalet, e\u015fitlik, haklar, toplumsal ve bireysel \u00f6zg\u00fcrl\u00fckler gibi kavramlar mazlumlar\u0131 g\u00f6\u011fe merdiven dayamaya kald\u0131racak kadar derin bir anlam g\u00fcc\u00fc y\u00fcklenmi\u015flerdi. 70\u2019li y\u0131llar\u0131n T\u00fcrkiye ve K\u00fcrdistan\u2019\u0131nda bile benzer bir durum vard\u0131. Devrimci gen\u00e7ler devrim yapma gere\u011finden s\u00f6z ettiklerinde herkesi co\u015fkulu bir heyecan sar\u0131yor, \u00f6zg\u00fcr bir d\u00fcnyaya inan\u00e7 y\u00fczlere yans\u0131yor, y\u00fcrekler \u00f6zg\u00fcr ya\u015fam ate\u015fiyle yan\u0131yordu. Hen\u00fcz istenilen d\u00fczeyde s\u00fcr\u00fcle\u015ftirilmemi\u015f bir toplum ger\u00e7ekli\u011fi, baz\u0131 de\u011ferlerin kal\u0131nt\u0131 halinde bile olsa ayakta kalmas\u0131na ve bu da s\u00f6z\u00fc edilen duygular\u0131n ya\u015fanmas\u0131na imkan sunuyordu. Ne var ki, bug\u00fcn\u00fcn d\u00fcnyas\u0131nda ayn\u0131 kavramlar ve kelimelerin hi\u00e7bir sayg\u0131nl\u0131\u011f\u0131 ve ki\u015fili\u011fi, hi\u00e7bir etkisi kalmam\u0131\u015f gibidir. Bu kavramlar ve kelimeler \u2018belirleyicili\u011fini, etkileyicili\u011fini, se\u00e7kin konumunu, g\u00fcc\u00fcn\u00fc ve makam\u0131n\u0131 kaybetmi\u015ftir; yar\u0131 canl\u0131d\u0131r, zay\u0131ft\u0131r, fakirdir, \u015fahsiyetsizdir, haysiyetsizdir, rezildir, kirlidir, sapk\u0131nd\u0131r, hastad\u0131r ve de\u011fi\u015fmi\u015ftir.\u2019<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">\u0130ncil\u2019de, \u201cBa\u015flang\u0131\u00e7ta S\u00f6z vard\u0131, S\u00f6z Tanr\u0131\u2019yla birlikteydi ve Tanr\u0131 S\u00f6zd\u00fc\u201d denir. S\u00f6z tanr\u0131sald\u0131r. \u2018S\u00f6zdeki erdem hi\u00e7bir \u015feyde yoktur. Zira s\u00f6z, zat -Tanr\u0131- s\u0131fatlar\u0131ndan bir s\u0131fatt\u0131r.\u2019 \u0130simler, kelimeler ve kavramlar bozuldu\u011funda s\u00f6z de aya\u011fa d\u00fc\u015fer. S\u00f6z\u00fcn de\u011ferini yitirdi\u011fi yerde ise her t\u00fcrl\u00fc al\u00e7al\u0131\u015f\u0131n h\u00fckm\u00fcn\u00fc konu\u015fturmas\u0131 do\u011fald\u0131r. Kapitalist modernite \u00e7a\u011f\u0131 bu anlamda bir al\u00e7al\u0131\u015f \u00e7a\u011f\u0131d\u0131r, kat\u0131 olan her \u015feyin buharla\u015f\u0131p havaya kar\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 bir \u00e7a\u011fd\u0131r; Tanr\u0131\u2019n\u0131n kendisinde nefes ald\u0131\u011f\u0131 insana \u00f6zg\u00fc t\u00fcm erdemlerin pazardaki herhangi bir malla takas edildi\u011fi bir \u00e7a\u011fd\u0131r. Bunun i\u00e7indir ki, Nietzsche\u2019nin Tanr\u0131\u2019n\u0131n \u00f6ld\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ilan etmesi ve Foucault\u2019nun \u201c\u0130nsan da \u00f6ld\u00fc\u201d demesi bo\u015funa de\u011fildir. Yine de \u00d6nder \u00d6calan\u2019\u0131n dedi\u011fi gibi, kendi \u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc ilan etmek do\u011fru bir tutum olamaz.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p style=\"text-align: right;\"><strong>Yaz\u0131n\u0131n devam\u0131 KOM\u00dcNAR 74\/PKK PDF\u2019tedir.<\/strong><\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>&nbsp; &nbsp; \u00d6NDERL\u0130K GER\u00c7E\u011e\u0130, UYMA ADABI VE DO\u011eRU KATILIM &nbsp; Tasavvufta, ki\u015finin konu\u015fan \u2018dilsiz deli\u2019 de\u011fil, \u2018dilsiz konu\u015fan\u2019 olmas\u0131 gerekti\u011fi belirtilir. \u201cG\u00f6n\u00fcl \u00e7e\u015fmesinin a\u00e7\u0131lmas\u0131 i\u00e7in ilk \u00f6nce dil \u00e7e\u015fmesinin kapanmas\u0131 gerekir\u201d denir. Yani ki\u015fi s\u00f6ylemek istedi\u011fi \u015feyleri s\u00f6z\u00fcn diliyle de\u011fil hal diliyle ifade etmeli, duru\u015fuyla hal yolunu g\u00f6stermeli, kendini hal yolu olarak ortaya koymal\u0131d\u0131r. Kendi [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":614,"comment_status":"open","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[20],"tags":[],"class_list":["post-613","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-hakikat-rejimi"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/tirki.komunar.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/613","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/tirki.komunar.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/tirki.komunar.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/tirki.komunar.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/tirki.komunar.net\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcomments&post=613"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/tirki.komunar.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/613\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":615,"href":"https:\/\/tirki.komunar.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/613\/revisions\/615"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/tirki.komunar.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/media\/614"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/tirki.komunar.net\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fmedia&parent=613"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/tirki.komunar.net\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcategories&post=613"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/tirki.komunar.net\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Ftags&post=613"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}